“Bu tekne kaç mil gider?”
İlk bakışta oldukça mantıklı görünen bu sorunun tek bir doğru cevabı olmayabilir.
Çünkü elektrikli bir teknenin menzili sabit bir fiziksel özellik değildir.
Teknenin hangi hızda kullanıldığı, üzerinde ne kadar yük bulunduğu, deniz koşulları, rüzgâr, batarya durumu ve hatta operasyon sırasında gerçekleştirilen hızlanma-yavaşlama döngüleri bile tüketimi etkiler.
Bu nedenle özellikle ticari deniz araçlarında nominal bir menzil rakamından çok görev profili üzerinden değerlendirme yapmak gerekir.
Hızın enerji tüketimine etkisi
Denizde hız arttıkça hidrodinamik direnç de değişir.
Bu nedenle servis hızındaki görece küçük bir artış bile güç gereksiniminde çok daha büyük bir değişime neden olabilir.
Bir teknenin ekonomik seyir hızında uzun bir menzil sunması, aynı menzili maksimum hızda sağlayacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle Navarc’ın proje bazlı mühendislik yaklaşımında öncelikle istenen servis hızı belirlenir.
Teknenin her zaman en yüksek hızda çalışması beklenmiyorsa, güç sistemi gerçek operasyon noktalarına göre optimize edilir.
Yolcu ve yük faktörü
Ticari teknelerde yolcu sayısı sabit değildir.
Sabah yoğunluğunda tam kapasite çalışan bir tekne, günün başka saatlerinde çok daha düşük yükle çalışabilir.
Toplam deplasmanın değişmesi, gövdenin su içerisindeki davranışını ve enerji tüketimini etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca boş veya ideal yük durumunda elde edilmiş test değerleri gerçek operasyonu tam olarak temsil etmeyebilir.
Hava ve deniz koşulları
Rüzgâr ve dalga koşulları elektrikli teknelerin enerji tüketimi açısından önemlidir.
Karşıdan gelen rüzgâr veya dalga teknenin ilerlemek için daha yüksek güç kullanmasını gerektirebilir.
Aynı rota sakin bir günde ve daha zorlu hava koşullarında farklı enerji tüketimi oluşturabilir.
Bu nedenle ticari operasyonlarda yalnızca en iyi koşulun dikkate alınması yeterli değildir.
Üç senaryolu yaklaşım
Navarc menzil değerlendirmelerinde tek bir teorik rakam yerine görev profiline dayanan farklı senaryoların kullanılmasını önemser.
En iyi senaryo, uygun hava koşulları, doğru servis hızı ve optimize edilmiş yük dağılımında sistemin ulaşabileceği verimliliği gösterir.
Nominal senaryo, teknenin beklenen günlük kullanım koşullarını temsil eder.
Zorlu senaryo ise yüksek yük, daha olumsuz hava ve daha yüksek enerji talebi gibi faktörlerin etkisini dikkate alır.
Bu yaklaşım özellikle ticari işletmeler için daha değerlidir.
Çünkü filo yöneticileri teorik maksimum menzilden çok, aracın günlük operasyonu kesintisiz tamamlayıp tamamlayamayacağını bilmek ister.
Rota analizi neden önce gelir?
Bu nedenle Navarc’ın ticari projelerinde süreç genellikle tekne seçimiyle başlamaz.
Önce rota incelenir.
Rota uzunluğu nedir?
Günde kaç sefer yapılacaktır?
Tekne kaç yolcu taşıyacaktır?
İstenen servis hızı nedir?
Limanlarda şarj altyapısı bulunuyor mu?
Araç yılda kaç saat çalışacaktır?
Bu bilgiler enerji mimarisinin belirlenmesinde temel girdileri oluşturur.
Sonrasında batarya kapasitesi, motor gücü ve güneş enerjisi entegrasyonu gibi teknik kararlar alınır.
Dolayısıyla elektrikli teknelerde gerçek performans sorusu:
“Bataryası ne kadar büyük?”
değildir.
Daha doğru soru:
“Bu enerji sistemi, belirlenen görevi ne kadar verimli ve güvenilir şekilde gerçekleştirebilir?”
olmalıdır.