Bugün ise sektörün karşı karşıya olduğu mühendislik problemi değişiyor.
Enerji maliyetleri, çevresel hedefler, karbon emisyonları, kent içi gürültü ve operasyonel verimlilik artık yeni deniz araçlarının tasarım kararlarını doğrudan etkiliyor.
Navarc’ın mühendislik vizyonu bu dönüşümün üç temel ekseni üzerine kuruluyor.
Birincisi enerji verimliliği.
Daha düşük direnç oluşturan gövdeler ve daha doğru boyutlandırılmış sevk sistemleri sayesinde aynı görev daha düşük enerjiyle gerçekleştirilebilir.
İkincisi sessizlik.
Elektrikli motorların düşük gürültü ve titreşim karakteri hem yolcu konforu hem de çevresel etki açısından yeni bir standart oluşturabilir.
Üçüncüsü ise ölçülebilirlik.
Kontrol ve telemetri sistemleri sayesinde teknenin gerçek performansı operasyon sırasında sürekli olarak takip edilebilir.
Bu üç alan güneş enerjisi ve hydrofoil gibi teknolojilerle birleştiğinde deniz araçlarının yalnızca daha çevreci değil, aynı zamanda daha akıllı platformlara dönüşmesi mümkün hale geliyor.
Navarc’ın uzun vadeli yaklaşımında hedef yalnızca mevcut tekneleri elektrikliye çevirmek değil.
Deniz ulaşımının nasıl tasarlandığını yeniden düşünmek.
Çünkü şirketin mühendislik felsefesine göre gerçek performans, doğaya meydan okumakta değil; onunla uyum içinde ilerlemekte yatıyor.